Hamdi Gündoğar

BAŞÖRTÜLÜ VATANDAŞLARIMIZA SALDIRILAR

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

 

İstanbul, Ankara, İzmir… birileri fırsat buldukları her yerde başörtülü kadınlara saldırmaya başladılar. 28 Şubat zihniyetine sahip yeni hortlaklar ortaya çıkmaya başladı. Başörtülü kardeşlerimizin eşarbını başından almaya çalışan, hakaret eden, tartaklamaya çalışan çağdaş yobazlar türedi yeniden. Çağdaş ve laik olduklarını iddia eden birileri insan haklarını ve onurunu ayaklar altına alarak ilkel davranışlar sergilemeye başladılar. Kendisi gibi giyinmeyene, kendisi gibi düşünmeyene aynı yerde yaşama hakkını tanımamaya başladı.

Görülen o ki insan hakları denildiğinde başkalarına söz hakkı tanımayan bazıları bu söylemlerinde samimi değiller. Sıra tesettüre ve başörtüsüne geldiğinde tam bir faşist edasıyla saldırıya geçebiliyorlar. Demokrasiyi ağızlarından düşürmeyenler, kendileri gibi düşünmeyenlere karşı hemen despot kimliklerine bürünüyorlar. Bu davranışları gerçek kimliklerini ortaya koymaktadır. Ellerine fırsat geçtiğinde kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi giyinmeyen, farklı siyasi görüşü olanlara hayat hakkını tanımayacaklarını ortaya koymaktadırlar.

Çağdaş olmak, demokrat olmak ancak medeni olmakla gerçekleşir. Medeni olmak; başkalarının inancına, kılığına kıyafetine saygılı olmaktır. Farklı düşüncelere, farklı kültürlere hoşgörü ile yaklaşmaktır. İnsana değer vermektir, insanları kırmamaktır, insanları incitmemektir. Kıyafetinden dolayı insanları dışlamak, ötekileştirmek, hakaret etmek medeniyet değil cehalettir, gericiliktir, yobazlıktır.

Şunu iyi bilelim. Müslümanın giyimine kuşamına, yaşam biçimine Müslümanların kendileri karar verir. Başka birilerinin Müslümanları dizayn etmeye yetkileri yoktur. Buna güçleri de yetmez. Başörtülü kardeşlerimize başka ülkeleri salık verenlere de şunu hatırlatalım. Bu topraklar Müslümanlarındır ve gereken bedeller fazlasıyla ödenmiştir. Bu topraklarda her kesin yaşama hakkı vardır, inançlara saygılı, insanlara saygılı her kese yer vardır. Her kes inancına göre yaşama hakkına sahiptir.

Önemli bir hususu daha not edelim. Başörtüsü yasağının kaldırılmasından sonra Türkiye’mizde bir rahatlama dönemine girildi. Başı açık, başı kapalı milyonlar aynı yerde aynı ortamda çalışmakta, aynı havayı, sevinçleri ve üzüntülerini paylaşmaktadırlar. Bu durum memleketimizin birlik ve beraberliği için çok önemlidir. Bunun kıymetini bilelim.

BAŞÖRTÜLÜ VATANDAŞLARIMIZA SALDIRILAR

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.