Advert

Prof Dr KOCATÜRK Kendinizi Koruyun Evde Kalın

Asrın belası olarak gündemde olan, Covit- 19 ile ilgili ihtisas alanında Türkiyede gözlerin üzerine çevrildiği, Ulusal haber programlarının aranan ismi Hemşerimiz, Liv Hastanesi Göğüs Cerrahisi anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk Gazetemiz aracılığı ile Çin'in Wuhan kentindeki bir hayvan pazarında ortaya çıktıktan sonra tüm dünyayı etkisi altına alan ve on binlerce insanın ölümüne neden olan Covid-19 hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

Prof Dr KOCATÜRK Kendinizi Koruyun Evde Kalın
Prof Dr KOCATÜRK Kendinizi Koruyun Evde Kalın Admin
Pandemi haline gelen Covit -19 ile ilgili, hastalık belirtileri, tedavi süreci ve dikkat edilmesi gerekenleri gazetemize anlatan Prof Dr Kocatürk, Covit 19 ile ilgili yaptığı açıklamada: Tam olarak bilemediğimiz bir virüsle karşı karşıyayız. Daha önceki coronavirüslerden (şimdiye kadar insanlarda hastalık yapabilen 6 tür Coronavirüs biliniyordu. Bunların 4 tanesi üst solunum yolu hastalığı yapıyordu. 2002 yılında bir Coronavirüs türü olan SARS ve 2014 yılında MERS ciddi sorunlara yol açmıştı. Ancak etkileri sınırlı kaldı ve kısa sayılabilecek bir sürede kontrol edildi. SARSCoV-2 yani bilinen adıyla Covid-19 virüsü (7.virüs) hala tam olarak tanımıyoruz." Dedi. BULAŞMA YOLU hakkında da bilgi veren Prof Dr Kocatürk: Hastalık “damlacık yolu” ile bulaşıyor. Hasta kişinin öksürme, aksırma, yüksek sesle konuşup- gülmesi ile sekrosyanlarındaki virüs yaklaşık 1,5 metre mesafeye yayılarak yere düşüyor. Çok az miktardaki virüs ise kısa bir süre havada kalabiliyor. Virüsü nefes yoluyla alanlar, virüsle bulaşmış olan el veya eşyaları ağız-burun-gözüne temas edenler hastalığın kendisine bulaşmasına neden oluyor." İfadelerini kullandı. Hastalığın bulguları hakkında bilgi veren Prof Dr Kocatürk "Hastalık ilk başlarda hiç bulgu vermeyebilir ama en çok; kuru öksürük, ateş ve nefes darlığı yapar. Hastalık virüs vücuda girdikten 2-14 gün sonra bulgu verir (ortalama 7. Gün). Bulgu verdiği günden 24 - 48 saat önce bulaşıcılık başlar. Nadiren daha erken günlerde de bulaşıcılık olduğu gösterilmiştir. Bunun dışında halsizlik, boğazda yanma hissi, çabuk yorulma, baş ağrısı, ishal, kusma olabilir. Çok nadiren tat ve koku alma duyusunda bozulma gelişebilir." Şeklide konuştu. TANI İLE İLGİLİ konuşan Prof Dr Kocatürk: "Corona hastalığı şüphesi olan ve şikayetleri başka bir hastalıkla açıklanamayan hastalarda, covid’e yönelik laboratuar testleri, hastalığın diğer organları ve sistemleri etkileyip etkilemediğini anlamak için yapılan testler, akciğer grafisi, akciğer tomografisi yapılabilir. Covid’e yönelik 3 temel tanı testi vardır. Antijen testi, Antikor testi ve PCR testi. Bu testler ve diğerleri Hekimin uygun görmesi durumunda yapılabilir. Testlerin yanılma payı olabilir. Ayrıca testlerin doğru sonuç vermesi için virüsün vücuda girdikten belli bir süre geçmesi gereklidir. Bu nedenle bazen test tekrarı yapılabilir." dedi. HASTALIK SEYRİ: 4 farklı şekilde seyredebilir. Hasatlığı evrelerini değerlendiren Kocatürk şöyle devam etti: "Evre 0: Hastaların yaklaşık %30’u bu şekildedir. Genellikle çocuklar-gençler, bağışıklığı iyi olanlar ve ek hastalığı olmayanlar bu grupta yer alır. Tesadüfen yapılan testlerde hastalıklı oldukları anlaşılabilir. Bu gruptaki kişiler; hastalık bulgusu olmadığı halde taşıyıcı olabileceklerini unutmamalıdır. EVRE 1: Hastaların %50’si bu grupta yer alır, hafif öksürük, kırgınlık, boğaz ve baş ağrısı olabilir. Akciğerler nadiren tutulur. Genellikle evde izolasyon, istirahat ve bazen de ilaç tedavisi verilir. EVRE 2: Hastaların %15’i akciğer ve bazen de diğer organ tutulumlarının (kalp, böbrek, karaciğer) tutulumunun ve zatürresi bulunan kişilerdir. Bu hastalarda genellikle ateş, nefes darlığı, çabuk yorulma ve şiddetli öksürük mevcuttur. Hastanede yatarak tedavi edilmeleri gerekir. EVRE 3: Hastaların %5’i bu gruptadır. Hastalık ciddiyeti artmıştır. Bu hastaların yoğun bakımda yakın takibi gerekir. Bu hastaların da 2/3’ü solunum makinesine bağlanmak zorunda kalınır." İfadelerini kullandı. Virüsün tedavisi hakkında da konuşan Prof Dr Celalettin Kocatürk, son olarak "Bu hastalığa karşı halen % 100 etkili olan bir ilaç ya da aşı ne yazık ki mevcut değil. Vücut savunmasını güçlendiren, virüsün hücre için girmesini önleyen, hücre içinde çoğalmasını önleyen ve bağışıklığı organize eden ilaçlar kullanılmakta. Sağlık Bakanlığımızın ve Bilim Kurulumuzun bu konuda hazırladığı tanı-tedavi-takip algoritmaları mevcut. Hepimiz bu algoritmalara uygun olarak davranıyoruz." ifadelerini kullandı. İYİLEŞME ORANI hakkında açıklama yapan Prof Dr Kocatürk, "Ek hastalığı olmayan, bağışıklık sistemi baskılanmamış, 50 yaş altındaki bireylerde ölüm riski daha azdır. Sigara, KOAH (Kronik tıkayıcı akciğer hastalığı), yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp-böbrek-karaciğer hastalığı olanlarda daha ağır seyretmektedir. Bu nedenle ileri yaşı olan ve kronik hastalığı bulunan kişilerin çok dikkatli olması önerilir. 80 yaş üstü ve ek hastalığı bulunan kişiler en riskli gruptur. Sağlık çalışanları da en riskli grupta bulunmaktadır. Hem kendilerinin hasta olma oranı, hem de başkalarına bulaştırma oranı yüksektir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının hekimlerinin, sağlık memurlarının, hemşirelerin güvenlik görevlilerinin, eczacıların, mutlaka bu hastalığa yakalanmamak konusunda dikkatli olması gerekir. dedi.Tüm halkımızın bu süreçte sağlık çalışanlarına her zamankinden daha fazla anlayışlı ve yardımcı olmaları gerekir." dedi Prof Dr Kocatürk "Bu virüsün de diğer bütün canlılarda olduğu gibi, kendi yaşamını sürdürebilmesi için enerjiye ve bir konağa ihtiyacı var. Bunun için de insanlara tutunmak zorunda. İnsanlar eğer bu hastalıkla beraber yaşarlarsa hastalıkla beraber yaşadığı süre boyunca da bu mikrobu ne yazık ki yayıyor. Hastalığın ölümcüllüğü çok yüksek olmadığı için de bu hastalığı taşıma potansiyeli bir o kadar uzuyor. Yani hastalığın yayılma potansiyeli çok yüksek ve henüz aşısı yok, % 100 etkin bir ilacı yok, uzun süre taşıyıcılık nedeniyle bulaşma riski çok yüksek." ifadelerini kullandı. En etkili silahımız; “bu virüsün dışarıda kalmasını ve kendi kendine ölmesini sağlamak.” dedi. HİJYEN, SOSYAL MESAFE VE TEMİZLİK EN ÖNEMLİ TEDBİR Kocatürk son olarak "Bu süreçte kişisel hijyenimize dikkat etmek, sık el yıkamak, mümkün olduğunca dışarı çıkmamak, çıkacak isek maske takmak, sosyal mesafeyi korumak (en az 1.5 metre), bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak çok önemlidir.Tüm dünyayı etkisi altına alan bu hastalıktan, ancak hep birlikte yapacağımız mücadele ile kurtulabiliriz. Alınan tedbirlere, kurallara uymak ve sabırlı olmak zorundayız. Unutmayın hepimize zaman lazım. Daha iyi ilaçların, aşının, serumun gelişmesi için zaman lazım Bu virüsün dışarıda ölmesi için zaman lazım. Ne kadar geç hastalanırsak iyileşme şansımız o kadar yüksek olur. Üstelik sağlık sistemi tıkanmaz ve herkes tedavi hizmetlerinden yararlanabilir. Bu günler de geçecek, güzel günler gelecek. Hemşehrilerimiz Lütfen biraz daha sabır göstersin.. Sağlıcakla kalın" ifadelerini kullandı.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sağlık Bakanı Koca: İkinci dalga beklemiyoruz
Sağlık Bakanı Koca: İkinci dalga beklemiyoruz
Valilik: İngiliz bayrağı desenli havlu asan şahıs farklı bir amaç gütmediği anlaşılmıştır
Valilik: İngiliz bayrağı desenli havlu asan şahıs farklı bir amaç gütmediği anlaşılmıştır
File not found.