Advert

​DEVA Partisi 1. Olağan Kongresi'ni yaptı

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) 1. Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Ali Babacan, derneklere kayyum atamanın önünün açılmasını kolaylaştıran kanuna tepki gösterdi.

​DEVA Partisi 1. Olağan Kongresi'ni yaptı
​DEVA Partisi 1. Olağan Kongresi'ni yaptı Admin
Babacan'ın liderliğinde 9 Mart’ta kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) seçime girme yeterliliğini sağlamak için örgütlenme sürecini tamamlamasının ardından 1. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. “Türkiye’nin DEVA’sı hazır” sloganıyla yapılan kongre, Covid-19 salgını nedeniyle önlemler eşliğinde Ankara Atatürk Spor Salonu’nda toplandı. 81 ilde teşkilat çalışmalarını tamamlayan, 43 ilde kongrelerini yapan DEVA Partisinin büyük kongresine sadece parti yöneticileri ve delegeler davet edildi. Kongrede konuşan Babacan, “2020 yılında, sıkıntılarla dolu bu yılda, bunca zorluğun arasında bu ülkeye derman olmak için hep beraber, el ele yola çıktık. Bugün burada, ülkemizin üstüne çökmüş bu karamsarlığı yok edecek, ülkenin tüm sorunlarını çözecek güçlü bir kadroyla beraberiz. Biliyorum; şu anda Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine herkesin kalbi burada, bizimle atıyor.” dedi. “Hiçbir karanlık sonsuza dek sürmedi” Türkiye’nin çok zor ve karanlık günlerden geçtiğini ifade eden Babacan, “Çok acılar yaşadı. Her birimizin hafızasında yürek parçalayan hikayeler var. Her dönemde farklı kimliklerin ezildiğine, farklı kesimlerin mağdur edildiğine tanık olduk. Dönem dönem askeri darbelerle sarsıldık. Aranızda 80 darbesinin acısını yaşamış, ailesiyle birlikte zulmüne maruz kalmış arkadaşlarımız var, biliyorum. Ama hiçbir zorluk, umudumuzu kaybetmemize neden olmadı. Hiçbir karanlık sonsuza dek sürmedi. Benim siyasete girdiğim zamanlar da yine böyle acıların yaşandığı günlerdi. 90’lı yılların ağır günlerinin üstüne, 28 Şubat’ın baskı iklimi çökmüştü. Asker vesayeti vardı. Korku hüküm sürüyordu. Adaletsizlik günlük, sıradan devlet uygulaması haline gelmişti. Demokrasi, hukuk, özgürlükler ayaklar altındaydı. Ve yine ülkemiz derin bir ekonomik krizin içindeydi.” ifadesini kullandı. "Esnaf, günlerce siftah yapamıyor, borçlarını ödeyemiyor" Konuşmasının devamında Hükümete ekonomi yönetiminde yüklenen Babacan, "Yoksulluk ve gelir adaletsizliği tüm toplumda derinden hissediliyor. Kötü yönetim yüzünden yoksulluk hızla yaygınlaşıyor. Çiftçiler, üreticiler elindekini avucundakini kaybediyor. Esnaf, günlerce siftah yapamıyor, borçlarını ödeyemiyor, kepenklerini kapatmak zorunda kalıyor. Emeklilerin aldıkları maaş gün be gün eriyor. Sabit gelirli vatandaşlarımız, insan onurunu ayaklar altına alan bir hayat standardına mahkum ediliyor. Memura, işçiye onurunu, gururunu aşağılayan, sefalet ücretleri reva görülüyor. Şu açıklanan asgari ücreti görebiliyor musunuz? Biz ne dedik? ‘Gerçek enflasyon, çarşı pazar enflasyonunu alın, üzerine biraz refah payı ekleyin’ dedik. Bunların çarşı pazardan artık haberi yok. Gerçek hayattan haberi yok. Açıkladıkları o ayarlanmış enflasyonla hala maaş artışlarını yapıyorlar. Yazıktır, günahtır. Gençlerimiz işsiz ve daha da hazini gençlerimiz umutlarını yitiriyor. Ekonominin her alanında kara delikler baş gösterdi. Devletin hazinesi boş, Merkez Bankasının döviz rezervleri kalmadı.” dedi. “Şimdi kanun çıkarttılar biliyorsunuz, derneklere de kayyum atamanın önünü açtılar” Son olarak derneklere kayyum atamasının önünün açılmasına tepki gösteren Babacan, “Hukukun üstünlüğü yerine, bir insanın keyfi kararlarının üstünlüğüne biat ediliyor. İnsan hak ve özgürlükleri çiğneniyor. Belediyelere teker teker kayyum atanıyor, halkın iradesi yok sayılıyor. Şimdi kanun çıkarttılar biliyorsunuz, derneklere de kayyum atamanın önünü açtılar. Utanmasalar ‘Siyasi partilere kayyum atayalım da bitirelim şu muhalefeti’ diyecekler. Kayyumlar ülkesi olduk. Şirketlere kayyum, belediyelere kayyum, derneklere kayyum. Burası 84 milyonluk ülke, bu ülkeyi öyle kayyumlarla, şunlarla, bunlarla yönetemezsiniz. Bu ülkeyi yönetmenin yolu bu milletin kalbini kazanmaktır. İşte biz onu yapıyoruz biz kalplerden kalbe giden yollar inşa ediyoruz şu anda. Sivil toplum kuruluşlarına baskı kuruluyor. Koskoca devlet, hukuka sadakat yerine, tek bir kişiye sadakat kıstası ile yönetiliyor. Rant uğruna çevre ve şehir katliamları yapılıyor. Ülkenin doğal kaynakları yok ediliyor.” diye konuştu. (İLKHA)
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
28 Şubat mağdurlarından Zekiye Yağmurcu vefat etti
28 Şubat mağdurlarından Zekiye Yağmurcu vefat etti
Kamu arazilerini sahte evrakla satmak isteyen dolandırıcılara dikkat!
Kamu arazilerini sahte evrakla satmak isteyen dolandırıcılara dikkat!
eşya depolama uluslararası evden eve nakliyat