Advert

Eski Adıyaman'la yeni Adıyaman arasında o kadar çok şey değişti ki

1 Aralık 1954 yılında il olmasının ardından gecen 66 yıllık zaman içerisinde Adıyaman'ın çok değiştiğini dile getiren Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Demirhan Seçilmiş eski günleri anlattı.

Eski Adıyaman'la yeni Adıyaman arasında o kadar çok şey değişti ki
Eski Adıyaman'la yeni Adıyaman arasında o kadar çok şey değişti ki Admin
Eskiden çocukların oyunlarından, büyüklerin yiyeceklerine ve içeceklerine kadar birçok şeyin farklı olduğunu belirten Seçilmiş eski Adıyaman'ı şiir tadında anlattı. "Şeffaf kâğıdına sarılan şeker bizim eğlencemizdi" Çocukluk dönemindeki oyun ve eğlencelerden bahseden Seçilmiş "Eski Adıyaman'la yeni Adıyaman'ı karşılaştıracak olursak o kadar çok şey değişti ki çocukluluğumuzun Adıyaman'ında oyunlarımız, yiyeceklerimiz, içeceklerimiz, oyunlarımız farklıydı. İlkokula başladığımızda 5 tane 25 kuruşa şeker alırdık. Şeffaf kâğıdına sarılan bu şeker bizim eğlencemizdi. 25 kuruşa defter de vardı, kalem de defterin üstünde Nasrettin Hoca'nın resmi, kalemin üstünde bir timsah resmi olurdu. Ama hepsi 25 kuruştu. Zaten 25 kuruşta değerli bir paraydı. Okulların önünde şimdiki gibi kantinler yoktu. Okulun önünde beyaz kıyafetiyle Ömer amca nohut satardı. Köşe başı beklerim vay benim emeklerim her nereye de gitsem mini mini yavrularımı beklerim diye ezgiler eşliğinde bize nohut satardı. Nohut Çoğu zaman bir defter kâğıdına külah şeklinde yapılır içine koyulur ve üzerine kimyon dökülürdü. O zaman ki eğlencelerimizden biri gülle oynamaktı tabii biz gülle diyoruz ama esası bilyedir. Çok çeşitli oyunları var. Çelik çomak oynardık, kırcık oynardık şimdi çocuklar ellerinde bilgisayar ve tabletle oynuyorlar. Onların ne yazık ki samimi arkadaşlıkları, dostlukları olmadı, olmayacak." dedi. "Meyvelerimizi Pörçüklü Cemal amca satardı" Eski Adıyaman'da mahalle aralarında satılan ayranların tadının bir başka olduğunu söyleyen Seçilmiş "Meyvelerimizi Pörçüklü Cemal amca satardı. Onun davul sesi var ha var, var ha var pörçüklü var sesini duyduğumuz gibi kapıya çıkıp amca gitme diye seslenirdik. İçerde kaptığımız bakır tabakla ya bir tabak sütüm ya bir tabak bulgurla 2-3 tane pörçük alırdık. Pörçüklü dediğimiz de mor havuç şimdi tabii mahalle iş yerleri değişince artık bunlarında adları değişti. Eski tabirlerimiz birer birer terkedildi. Ayranı kâğıt kutularda içmezdik. Ayran için ayrancı pazarına gidilir, oradan alınırdı. Ayrancı pazarında çoğu kez yağı alınmış ayranlar tulukların içinde tasla ölçülerek satılırdı. Bazen de mahalle aralarında bir eşeğin üstünde ayran diye bağıran bir ses duyulurdu. O içtiğimiz ayranın tadını bugünkü ne ayran ne yoğurtlar veriyor. O dönemde çocuk olarak bizim dikkatimizi çeken bize ilginç gelen sakızlardan çıkan futbolcu resimleri vardı. Paramızı arttırabilirsek o kağıtlı sakızlardan alır işte bende Fenerbahçeli Cemil var öbürü de bende Galatasaraylı Gökmen var der birbirimizle sanki o futbolcular bizim futbolcularımız gibi kendi aramızda yarışır konuşurduk." ifadelerini kullandı. "Çocuk, okul bitmişse mutlaka yazın bir yere çırak olarak verilir" Eskiden meslek edindirmenin çok önemli olduğuna değinen seçilmiş "Şimdi ki gibi çocuklar anne babalarıyla çok fazla ilişki kurmazlardı. Çocuk, okul bitmişse mutlaka yazın bir yere çırak olarak verilir o gittiği yerde usul adap öğrenirdi. Şimdi anne babalar çocuklarını el bebek gül bebek yetiştirdiği için markete bile gönderemiyorlar. Hâlbuki biz o zaman değil daha kendi evimizin ihtiyaçlarını karşılamak komşuların ihtiyaçlarını almak için yarışırdık. Özellikle Ramazan ayında iftar saatine yakın buz alma bizim için çok keyifli bir işti. Buzdolabı olmadığı için komşularımız seslenir Bedirhan, al bu 25 kuruşu al bize buz getir. Erimesin diye iftara yakın saatler tercih edilirdi kalenin yokuşundan kendimi bir araba gibi bırakır bugün ki 9 Eylül caddesinde buz satılırdı. 25 kuruşa, 50 kuruşa buz olurdu. Buz talaşa yatırılmış elimize verilen gazete kâğıdıyla tutulur. Elimiz o soğuğa katlanırdı. Ama buz erimesin diye hızla komşumuza götürürdük." Şeklinde konuştu. "Komşular arasındaki diyaloglarda çok güzeldi" Eski komşuluklara değinen Seçilmiş "Komşular arasındaki diyaloglarda çok güzeldi. Mahallede ki her çocuk kapının önünde rahatlıkla arkadaşlarıyla oynar hiçbir şekilde geç olmuş kiminle oynamış bu tür şeyler araştırılmazdı çünkü güven vardı. Şimdi o yaşta ki çocukları sokağa bırakmaya korkuyor. Tabii biz geceleri çelebi dediğimiz oyunu oynar gecenin kıvamından tat alırdık. Ya bir direk taşının arkasına ya bir çuvalın arkasına saklanıp bizi görmemesi için kendimizi gizlerdik. Kolektif oyun oynama alışkanlığımız belki sonrada bizim kolektif iş yapma ders çalışa bilme sonuçlarını meydana getirdi. O zaman birlikten kuvvet doğar sözü adeta beynimize nakşedilmişti. Ustanın yanında çırak olduğumuzda okula giderken her zaman arkadaşlık içerisinde gittik. Sinemaya gider karate filmleri izlerdik. Film ara verdiğinde orada gördüğümüz karate figürlerini birbirimize uygular o sesleri çıkarmaya çalışırdık. Hepimiz ilerde Bruce Lee gibi karate kahramanı olmak isterdik. Bazen de izlediğimiz tarihi filmlerden etkilenip Kara Murat gibi Battal Gazi gibi kahraman olmayı düşünürdük. Çocukluğumuzun hayal dünyasına götüren filmler kısa bir süre sonra bom boş figürler olurdu. Bu meslek bizim o hayalleri kurduğumuz Battal Gazi olduğumuz surlardan atladığımız bir kılıçla 3 kişinin ölümünü gerçekleştirdiğimiz hiçbir hayale sahip olamadığımız onlar şuan da sadece oynadıkları bilgisayarlarla, tablet ve cep telefonlarıyla boşuna zaman geçirmekle gözlerini kaybetmektedirler. Umarım eski zamanlara biraz da olsun sizi götüre bilmişimdir." dedi.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
28 Şubat mağdurlarından Zekiye Yağmurcu vefat etti
28 Şubat mağdurlarından Zekiye Yağmurcu vefat etti
Kamu arazilerini sahte evrakla satmak isteyen dolandırıcılara dikkat!
Kamu arazilerini sahte evrakla satmak isteyen dolandırıcılara dikkat!
eşya depolama uluslararası evden eve nakliyat